ANA SAYFA

"Beni yediren ve içiren O'dur. Hastalandığımda bana şifa veren de O'dur."

Şuarâ Sûresi, 26:79-80.

 

sol

Deva Eczanesi

 

İKTİBAS YAZILAR
Üç büyük günahımız var
Sünnet-i Seniyye düsturları manevî yaralara devadır
Çocuklara süt vermek doğru mu?
Gelecek kuşaklar antibiyotiksiz kalabilir
Ceviz yemek için 10 sebep
Kanserli memeyi bebekler emmedi
Maden Suyu Ve Soda Arasındaki Farkları Biliyor Musunuz?
Olmaz olsun böyle sağlık sistemi
Hastalık reklámı üzerinden ilaç reklámı
İlaç israfımız
Migreni olanların beyni farklı
Sinüzit ve tedavisi
Yoğurt yeme zamanı
Peygamberimiz ve Tıp
Misvak
Tıp ve Nübüvvet
Gastroenterit

 

Akupunktur ve sinüzit tedavisi

 

Sinüzit ve tedavisi

Sinüs nedir?

Sinüsler, burun ve göz çevresindeki kemiklerde bulunan boşluklardır. Dört grup sinüs vardır:

Frontal sinüs (alında, gözün hemen üstünde bulunur)
Maksiller sinüsler (burnun iki yanında üst çene kemiğinde bulunur.)
Etmoid sinusler (gözlerin arasında ve arkasında bulunur)
Sfenoid sinüsler (burun boşluğunun arkasında, kafa tabanında bulunur)

Sinüslerin hepsi ostium dediğimiz küçük kanallar aracılığıyla burun boşluğuna açılır. Sinüslerin iç yapısı burun boşluğunun yapısı ile benzerlik gösterir, onun devamı gibi düşünebiliriz. Sinüsler ve burun iç yüzeyi mukoza dediğimiz hücre örtüsü ile kaplıdır.

Mukoza hücreleri mukus denilen bir salgı üretir. Bu salgı mikroplar ve yabancı parçacıklar için bir filtre görevi görür. Ostium denilen küçük kanallar sinüslerin havalanmasını ve sinüs içinde oluşan mukusun boşalmasına(drenaj) izin verir. Ostiumların tıkanması sinüzitin gelişmesine neden olabilecek uygun bir ortam sağlar. Bu konuya aşağıda daha ayrıntılı değineceğiz.
 

Sinüslerde oluşan mukus nasıl taşınır?

Mukoza hücreleri üzerinde “silia” adı verilen fırçamsı yapılar vardır. Sinüslerde üretilen mukus, silia hareketleri ile burun boşluğuna iletilir, buradan da boğaza süzülerek yutulur ve mideye geçer. Mide asidiyle de mikroplar ölür.

Sinüslerin buruna açıldığı kanallar dar olduğu için (bazen 1-2 milimetre kadar) bu kanallar birçok nedenden dolayı tıkanabilir ve hava ve mukus hareketi engellenerek sinüzite yol açabilir. Mukosilier hareketlerin bozulması da sinüzitin gelişmesine katkıda bulunur.

Sinüsler ne işe yarar?

Sinüslerin ne işe yaradığı tam olarak bilinmemekle beraber olası görevlerini aşağıdaki gibi sıralayabiliriz:
-Solunan havayı ısıtılıp nemlendirir
-Bağışıklık sistemine katkıda bulunur
-Mukozal yüzeyi arttırır
-Kafatasında oluşturduğu hava cepleri ile sinüsler kafa kemiğinin ağırlığını azaltmada katkıda bulunabilirler.
-Sese rezonans verir (sinüzit olduğumuzda sesimiz burundan konuşur gibi çıkar)
-Hava yastıkları gibi şok emici özelliği vardır.

Saydığımız bütün bu özellikler sinüslerin belki de ileride aydınlanacak çok daha önemli görevinin bir parçası olabilir.

 

Sinüzit nedir?

Sinüs boşluklarının içine döşeyen mukozanın iltihaplanmasına sinüzit denir.
Bu arada sık karşılaşılan tıp terimleri ile ilgili bir ipucu verelim.
Sinüzitin İngilizce karşılığı sinusitis; "-itis" son eki iltihaplanma anlamına gelir. Türkçeye geçerken kısaltarak sinüzit diyoruz. Aynı rinit (burun iltihabı), bronşit (bronşların iltihabı), artrit(eklem iltihabı), otit(kulak iltihabı) vb.. gibi.
 

Sinüzit nasıl oluşur?

Sinüzitin oluşmasında en önemli neden sinüslerin burun başluğuna açıldığı dar kanalların(“ostium”ların) tıkanmasıdır. Bu nedenle mukus akımı engellenerek sinüs içerisinde birikir. Mukusun sinüs içerisinde birikmesiyle basınç artışına yol açarak yüzde basınç hissi ve ağrıya neden olur. Sinüslerin havalanması da bozulduğundan, havasız olan bu ortamda mikroorganizmalar kolayca üreyerek enfeksiyona neden olurlar. İltihabın ilerlemesiyle mukusun kıvamı koyulaşır ve rengi sarı-yeşile döner.

Enfeksiyon, hava kiriliği, allerji, burnun anatomik bozuklukları gibi birçok neden buruna açılan kanalları tıkayabilir. Ve eğer uzun süre tıkalı kalırsa yukarıda anlattığımız süreç gelişir ve sinüzite neden olur.
 

Sinüzitin nedenleri nelerdir?

Sinüslerin havalanmasını engelleyen ve sinüslerden salgılanan mukusun boşalmasını engelleyen faktörler sinüzit oluşumuna yol açar. Peki nedir bu faktörler:
-Ostiumların kapanması:Yukarıda bahsettiğimiz gibi sinüzitin en önemli nedeni ostiumların kapanmasıdır.Ostium denilen bu dar kanallarda mukozal yüzler birbirine çok yakın olduğundan, en ufak ödem bile mukozal yüzeylerin birbiriyle teması ile sonuçlanarak tıkanıklık oluşturur. Üst solunum yolu enfeksiyonları, allerjik rinit, sigara, havadaki zararlı gazlar, bazı kimyasallar vb.. nedenler mukozada tahrişe yola açarak ödeme neden olurlar. Ostiumlar fiziksel bir engel nedeniylede kapanabilir. Örneğin: Yabancı madde, polip, septum deviasyonu, tümör vb..
-Silia hareketlerinin bozulması: “Silia”lar burun ve sinüs iç yüzeyini kaplayan mukoza hücreleri üzerindeki tüysü çıkıntılardır. Mukusun taşınmasında rol oynayan siliaların hareketi de önemlidir. Sinüslerde üretilen mukusun silier hareketler ile sinüslerden burun boşluğuna doğru taşınması lazım, yoksa sinüslerde birikmeye başlar ve bakterilerin üremesi için uygun bir ortam oluşur. Havanın nemi silier hareketlerin devamı için önemlidir. Kuru havalarda silier hareketler bozulur. Sigara da silia denilen bu tüysü çıkıntlara felç ederek hareketi bozar.
-Mukusun yapısı: Mukusun su içeriği ne kadar yüksekse o adar akışkan olur ve kolayca taşaınır. Mukusun kıvamının tek başına sinüzit oluşmasında pek rolü olmasa da, sinüslerin boşalması zorlaştırarak iyileşmeyi geciktirebilir. Hasta olduğumuzda bol sıvı alın derler. Bunun bir nedeni de mukusun akışkanlığını sağlanmasıdır
Mukusun kıvamının koyulaşması ya da silier hareketlerin yetersiz olması sinüslerin boşalmasını zorlaştırır.
 

Nezle sinüzite dönüşebilir mi?

Nezle ya da grip olduğumuzda hafif bir burun akıntımız olabilir, genelde berraktır ve çok uzun sürmez. Ama bazen burun akıntısı haftalarca devam eder, rengi koyulaşır. Çünkü bu enfeksiyonlar sırasında burun içindeki dokular ödemlidir, şiştir ve mukusun kıvamı koyulaşır. Bu da sinüslerin drenajını(boşalmasını) yavaşlatır hatta durdurur. Özetle basit bir üst solunum yolu enfeksiyonu sinüzite dönüşür.

 

Allerjilerin sinüzitteki rolü nedir?

Allerjik rinitler toplumda gayet sık görülür (%10-15) Enfeksiyonlar gibi burun iç yüzeyinde ödeme neden olur. Sinüs kanallarında mukozal yüzler birbirine çok yakın olduğundan, en ufak ödem bile mukozal yüzeylerin birbiriyle teması ile sonuçlanarak tıkanıklık oluşturur. Sonuçta sinüslerin boşalmasını engelleyerek sinüzit için uygun bir ortama neden olur. Allerjik hastalarda sinüzit daha sıktır ve kronikleşebilir.
Ayrıca polip ve konka hipertrofisi (burun iç yüzeyi bir boru gibi düz değildir. konka denilen katlantılar vardır. her iki burun boşluğunda üst, orta ve alt olmak üzere üç konka vardır. Konka hipertrofisi bu dokuların sürekli iltihabı maruz kalması nedeniyle şişmesidir) ostiumların tıkanmasına neden olabilir. bu durumlar özellikle allerjik hastalarda görülür, burun iç döşemesinin devamlı iltihabi uyaranlara maruz kalması nedeniyle oluşur. Polip gerçek bir polip değildir. Bu nedenle ameliyatla alınsa bile tekrarlayabilir.

 

Burundaki anatomik problemler sinüzite neden olur mu?

Bazı insanlarda septum dediğimiz burnun ortasındaki kemik-kıkırdak yapı travmayla kayabilir. Septum deviasyonu denilen bu durum doğuştan da olabilir. Yalnız her deviasyon sinüzite yol açmaz. Derecesi önemlidir. İnsanların çoğunda bir dereceye kadar deviasyon olabilir. Bu çoğu zaman için bir soruna yol açmaz, ama bir kulak burun boğaz uzmanı tarafından değerlendirilmelidir çünkü bazen deviasyon sinüs kanallarının tamamen tıkanmasına neden olabilir ve tekrarlayan, koikleşen sinüzite neden olur. Burundaki polipler ve yabancı cisimler de mekanik tıkanıklık oluşturarak sinüzite yol açabilir.

Not: Yandaki şekilde sol tarafta septum deviasyonunun, sağ tarafta ise ödemli, şiş dokunun ostiumları kapattığını göstermektedir. (*)

 

Sigara ve hava kirliliği sinüs problemlerine yol açabilir mi?

Sigara dumanı ve egzoz dumanı, ev kimyasalları(örneğin çamaşır suyu), parfüm gibi tahriş edici maddeler özellikle hassas kişilerde sinüzitin belirtilerini ağırlaştırabilir. Sigara dumanı, "silia" denilen ve mukusu sinüslerin dışına taşıyan tüysü yapıları felç eder. Aynı zamanda solunum yollarında tahrişe yol açarak iltihaba neden olur.
Kuruma, silier hareketi bozan en önemli faktörlerden birisidir. Nem oranı azaldıkça mukosilier hareketler yavaşlar.
 

Sinüzitin belirtileri nelerdir?

Sinüzit genelde üst solunum yolu enfeksiyonları sonrası devam eden burun akıntısı ile kendini gösterir. Sinüzitin sık görülen belirtileri şunlardır:
e-Koyu sarı-yeşil burun akıntısı
-Geniz akıntısı(Normalde de sinüslerde üretilen mukus buruna, oradan boğaza süzülerek yutulur. Ama az miktarda olduğu için çoğumuz fark etmeyiz. Sinüzitte bol miktarda mukus üretimi olduğu için kolaylıkla fark edilir)
-Yüzde yanaklarda, alında, göz çevresinde dolgunluk, ağrı, basınç hissi; özellikle aşağı eğildiğinde artan baş ağrısı tipiktir.
-Koku alma duyusunun azalması ya da kaybolması,; tat alma da etkilenebilir
-Burun tıkanıklığı
Bazı hastalarda yukarıdakilere ek olarak aşağıdaki belirtiler de görülebilir:
-Ateş
-Yorgunluk, halsizlik
-Üst dişlerde ağrı (maksiller sinüslerin dişlerle olan komşuluğu nedeniyle)
-Kulaklarda ağrı, basınç hissi
-Kronik öksürük
-Ağız kokusu

 

Sinüzit kronikleşir mi?

Genelde üç aydan daha uzun süren sinüzite kronik sinüzit denir. Akut sinüzitin tam olarak iyileşmemesi ve sinüzit gelişmesini kolaylaştıracak anatomik bozukluklar, allerjik hastalıklar, sigara , bağışıklık sisteminin zayıf olması nedeniyle sık enfeksiyon geçirme, silianın yapısal bozukluğuna yol açan bazı genetik hastalıklar kronikleşmeye zemin hazırlar. Belirtileri akut sinüzitten daha hafif olabilir. Ateş, yüzde dolgunluk ve baş ağrısı belirgin değildir. Geniz akıntısı, ağız kokusu, öksürük görülebilir.

Sinüzit başka hastalıklara yol açar mı?

Sinüzit, nadir olmakla birlikte ciddi komplikasyonlara yol açabilir. Enfeksiyon göze, kemik yapılara beyine ve önemli damarlara yayılabilir.
Bunun dışında sinüzitle beraber sık görülen bazı rahatsızlıklar vardır. Örneğin kronik sinüziti olanların önemli bir kısmında migren de görülür. Bu hastalarda sinüzitin tedavisiyle migren şikayetleri de geriler.
Kronik sinüzit allerjik hastalıklarla da sık görülür. Karşılıklı neden sonuç ilişkisi vardır. Yani yukarıda da bahsettiğimiz üzere allerji, sinüzite neden olabilir. Sinüzit de allerjik rahatsızlıkları tetikleyebilir veya şiddetlendirebilir.
 

Nasıl teşhis edilir?

Sinüzit teşhisinde hastanın hikayesi ve fizik muayene çok önemlidir. Özellikle akut durumlarda herhangi bir görüntüleme yöntemi kullanmadan da teşhis konulabilir. Röntgen ve bilgisayarlı tomografi gibi görüntüleme yöntemleri ve burun endoskopik muayenesi tanıda yardımcıdır. Özellikle iyileşmeyen, kronikleşen sinüzitlerde tomografi önemli anatomik detayları gösterir.

 

Sinüzit nasıl tedavi edilir?

Sinüzit tedavisinin amaç; enfeksiyona neden olan mikroorganizmaların öldürülmesi ve sinüsün drenajını sağlamaktır.
-Antibiyotik:Sinüzite en sık neden olan mikroorganizmalara yönelik antibiyotik kullanılır. Tedavi süresi yaklaşık iki haftadır. Rastgele antibiyotik kullanımı antibiyotik direncine neden olur. Yani normalde sinüziti tedavi edebilecek bir antibiyotik yetersiz kalır. Bu durumda farklı bir antibiyotik eklemek gerekebilir. Her hasta olduğunda hemen antibiyotiğe başlamak çok sık karşılaşılan bir durum olsa da yanlıştır ve antibiyotik direncine neden olur. Doktorunuza danışmadan antibiyotik kullanmayın.
-Mikropların öldürülmesi tek başına yeterli değildir. Eğer sinüsler açılmazsa mikropların üremesi için uygun ortam devam edecektir. Sinüslerin drenaj için dekonjestan içeren burun spreyleri kullanılabilir. Dekonjestanlar burun içindeki dokunun şişmesini önleyerek ostiumların açık kalmasını sağlar. Beş-yedi günden uzun süre kullanılmamalıdır, aksi halde burun akıntısını azaltacağı erde arttırır. Arıcak içinde adrenalin benzeri madde bulunduğundan tansiyon hastalarında kullanılmamalıdır. Kullanmadan önce doktorunuza başvurunuz.
Steroid (kortizon) içeren burun spreyleri burundaki iltihabı baskılayarak ödemi çözer. Özellikle allerjk hastalarda kullanılır.
Mukusu incelten “mukolitik” denilen ilaçlar da kullanılmaktadır. Mukolitiklerin de yan etkileri vardır, kullanmadan önce doktorunuza danışınız.
Antihistaminik ilaçlar: Allerjide belirtilere yol açan histamin maddesinin etkilerini azaltır. Yalnız mukusu koyulaştırdığından sinüzit tedavisinde ancak belli hasta gruplarında dikkatle kullanılır.
 

Ameliyat gerekir mi?

Ameliyat ancak burun içindeki anatomik bozukluk nedeniyle kronik ve tekrarlayan sinüzit geçiren hastalarda düşünülür. Ameliyat sinüziti tedavi etmez, ama sinüzite neden olabilecek bozuklukları düzeltir. Bu şekilde tekrarlayan sinüzit atakları olmaz ve sinüzit olsa da iyileşmesi daha kolay olur.

 

Sinüzit ameliyatı tehlikeli midir?

Sinüsler beyine, önemli damarlara ve gözlere çok yakın olduğundan ameliyat deneyimli doktorlar yapmalıdır. Ameliyat sonrası hastaların belirli bir dönem takip edilmesi gerekir.

 

İlaç dışında evde uygulayabileceğim bir tedavi yöntemi var mı?

İlaç tedavisine ek olarak evde uygulanacak bazı yöntemler iyileşmeye yardımcıdır ve rahatlama sağlar.
Buhar tedavisi: Buhar mukosilier hareketlere faydalıdır. Hastalar genelde sıcak bir duş sonrası burunlarının açıldığını ve kendilerini daha rahat hissettiklerini ifade ediyor. Evde su kaynattıktan sonra yüzünüzü havlu sarın ve çok yanmamasına dikkat ederek buhara tutun. Yalnız su kaynadıktan sonra ocağı kapatın. Kaynamakta olan suya yüzünüzü tutarsanız, yüzünüzü yakabilirsiniz.
İrrigasyon: Eczaneden alacağınız serum fizyolojikle veya evde hazırlayacağınız tuzlu suyla burnunuzu temizleyerek açık kalmasını sağlayabilirsiniz. Bunun için enjektör kullanabilirsiniz. 5-10 cc tuzlu suyu enjektöre çekin İğne kısmını çıkartın ve günde yaklaşık beşer kez her iki burun deliğine sıkın (enjektörün iğneli ucun çıkarmayı unutmayın:)Bu şekilde yapacağınız irrigasyon sinüslerin boşalmasını kolaylaştıracaktır.
Bol su için. Bu şekilde mukus akışkanlığını koruyabilirsiniz
 

Akupunktur ve Sinüzit Tedavisi

Akupunkturla sinüzit tedavisinde yüz güldürücü sonuçlar almaktayız. Akupunkturun sinüzit hastalığındaki ve diğer birçok hastalıktaki tedavi edici etkilerinin temelini şöyle sıralayabiliriz:

-Akupunktur vücudun bağışıklık sistemini güçlendirerek direncini arttırıyor. Bu işi lökositleri, antikorları ve gama globulinleri artırarak yapar. Enfeksiyonlarda da bu özelliği sebebiyle etkilidir.
Böylece hasta herhangi bir enfeksiyona daha az yakalanıyor. Daha az enfeksiyon demek daha az rahatsızlık demektir.
Sık sık grip, nezle, anjin, faranjit, kulak iltihabı olan çocuklarda bağışıklık sistemleri kuvvetlendirilip, bu hastalıklara yakalanma riski oldukça azaltılmaktadır.
-Vücudun kendi steroidini salgılanması sağlanıyor. Böylece yara içeriden tedavi ediliyor. Dışarıdan alınan steroid çocukların büyümesini engellediğinden , akupunktur tedavisi dışarıdan steroid alımını bıraktırarak çocukları bu tehlikeden kurtarmış oluyor.
-Alerji reaksiyonlarını oluşturan salgılar azalıyor.
-Ödem çözücü özelliğiyle sinüzite yol açan ostium tıkanmasını önlüyor.
-Alerjik reaksiyonda en önemli rolü üstlenen immünglobülin-E akupunktur tedavisi sonrası ciddi anlamda azalıyor, örneğin 900 üniteden 200 üniteye düşüyor.
-Vücudun genel dengesini düzeltiyor.

Özellikle sık sinüzit atağı geçiren, antibiyotiklerle tam iyileşme sağlanamayan, allerjik bünyeye sahip hastalarda akupunktur mevcut tedavi yöntemleri arasında en etkin olanıdır.
Hastanın sinüziti tedavi olunca, burnu açılıp ağızdan nefes almaya başlayınca önceden varolan halsizlik, günboyu yorgunluk, konsantrasyon güçlüğü düzeliyor. Migren ataklarının sayısı ve şiddeti azalıyor veya tamamen ortadan kalkıyor.


 

(*)işaretli resimler "http://www.drsinha.com/sinusitis.htm" sitesinden kullanılmıştır.

sag
 

Hastalar Risalesi'nden

Ey çaresiz hasta! Merak etme, sabret. Senin hastalığın sana dert değil belki bir nevi dermandır. Çünkü ömür bir sermayedir, gidiyor. Meyvesi bulunmazsa zayi' olur. Hem rahat ve gafletle olsa, pek çabuk gidiyor. Hastalık, senin o sermayeni büyük kârlarla meyvedar ediyor.

 

Bediüzzaman Said Nursi